ABD ordusu: Askeri ve ticari gemiler Hürmüz Boğazı'ndan geçti

    • Yazan, BBC News Türkçe
    • Bildirdiği yer, Londra
  • Okuma süresi 3 dk

ABD ordusu, Amerikan güdümlü füze destroyerlerinin Hürmüz Boğazı'ndan geçerek Körfez'de operasyonlara başladığını açıkladı. Söz konusu adımın İran'ın uyguladığı ablukayı kırmaya yönelik olduğu belirtildi.

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) ayrıca ABD bayraklı iki ticari geminin boğazdan güvenli şekilde geçtiğini bildirdi.

BBC'nin doğrulama servisi BBC Verify, CENTCOM'un bu iki geminin boğazdan "başarıyla geçtiği" yönündeki açıklamasını doğrulanmaya çalışıyor.

Gemi takip platformu MarineTraffic üzerinden yapılan kontrollerde, bu tanıma uyan gemilere şu ana kadar rastlanmadı. Ancak platformun izlenmeye devam edildiği belirtildi.

Gemilerin konum sinyallerini kapatabilmesi nedeniyle bu tür platformlarda görünmemeleri mümkün. Ayrıca gemilerin konumlarını kasıtlı olarak yanlış göstermesi de olasılıklar dahilinde.

Amerikalı yetkililer, ticari gemilere mayın tehdidi nedeniyle Umman kıyılarına yakın bir rota izleyerek boğazı geçme tavsiyesinde bulundu.

İran ordusundan yapılan açıklamada ise İran Deniz Kuvvetleri'nin "düşman unsuru destroyerlerin güzergâhı boyunca uyarı yaptığı ve uyarı ateşi açtığı" belirtildi.

Açıklamada, ABD destroyerlerinin boğaza yaklaşmadan önce radarlarını kapattığı, yeniden aktif hale getirmelerinin ardından ise "derhal tespit edildikleri" ifade edildi.

İran ordusu, destroyerlere donanma tarafından "ateşkesin ihlal edilmesinin tehlikelerine" ilişkin telsiz uyarısı yapıldığını da kaydetti.

Ayrıca, Hürmüz Boğazı'na girme girişiminin ateşkes ihlali sayılacağı ve deniz kuvvetleri tarafından karşılık verileceğine dair "açık bir uyarı" iletildiği bildirildi.

İran, ABD gemilerinin bu uyarıları "göz ardı etmesi" üzerine uyarı ateşi açıldığını açıkladı.

Bir askeri gemisine füze saldırısı açıklaması CENTCOM tarafından yalanlandı.

Birleşik Arap Emirlikleri, tankerlerinden birinin İran'a ait insansız hava araçları tarafından hedef alındığını duyurdu.

Güney Kore ise ticari gemilerinden birine saldırı düzenlendiğine ilişkin haberleri incelediğini açıkladı.

ABD Başkanı Donald Trump, Hürmüz Boğazı'nda mahsur kalan gemilere 4 Mayıs Pazartesi gününden itibaren donanmanın "Özgürlük Projesi" adıyla kılavuzluk etmeye başlayacağını açıklamıştı.

Başkan Trump, sürece müdahale edilirse buna "güçlü bir karşılık verileceğini" belirtmişti.

Boğaz eksenli gelişmelerin ardından petrol fiyatları sert biçimde yükseldi.

Brent petrol fiyatı, haberin ardından dakikalar içinde varil başına 4 doların üzerinde artarak 114 dolara ulaştı. Bu seviye, gün açılışına göre yüzde 5'in üzerinde artış anlamına geliyor.

ABD'nin yalanlama açıklamasının ardındansa fiyatlar bir miktar geri çekildi.

İran, Şubat ayında savaşın başlamasından bu yana boğazdan geçen trafiği ciddi şekilde kısıtladı.

ABD ise İran limanlarına abluka uyguluyor.

Birleşmiş Milletler'e (BM) bağlı Uluslararası Denizcilik Örgütü boğazda dokuz haftadır 20 bin denizci ve 2 bin geminin mahsur kaldığını açıklamıştı.

İran barış teklifine ABD'den yanıt aldı

İran devlet medyası, son barış teklifine ABD'den yanıt alındığını duyurdu.

Tahran'ın 14 maddelik barış planında Washington'dan İran sınırlarına yakın bölgelerdeki güçlerini çekmesini, İran limanlarına uyguladığı ablukayı sona erdirmesini ve İsrail'in Lübnan'daki saldırısı da dahil olmak üzere tüm çatışmaların sona ermesini istediği iddia ediliyor.

Donald Trump'ın Pazar günü İsrail'in Kan News haberine verdiği demeçte, teklifin kendisi için kabul edilemez olduğunu söylediği bildirildi.

ABD henüz Tahran'a resmi olarak yanıt verdiğini doğrulamadı.

İran iki ülke arasında 30 gün içinde bir anlaşmaya varılması çağrısında da bulunuldu.

İran medyası, önerinin iki tarafı mevcut ateşkesi uzatmak yerine "savaşı sona erdirmeye" odaklanmaya çağırdığını ekledi.

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bakai'nin, Washington'un temel taleplerinden biri için "bu aşamada nükleer müzakere yok" dediği aktarıldı.

İran, nükleer silah arayışında olmadığını, programının yalnızca barışçıl amaçlı olduğunu savunuyor.

Buna karşın Tahran yönetimi, nükleer silaha sahip olmayan ancak neredeyse silah yapacak seviyede zenginleştirilmiş uranyuma sahip tek ülke durumuda.