Ermenistan Başbakanı Paşinyan Erivan'da Türk bayrağının yakılmasını kınadı: 'Provokasyon'

    • Yazan, BBC Türkçe
    • Bildirdiği yer, Londra
  • Okuma süresi 4 dk

Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, başkent Erivan'da 23 Nisan'da düzenlenen yürüyüş sırasında Türk bayrağının yakılmasını "provokasyon" olarak nitelendirerek kınadı.

Ülkenin resmi ajansı Armenpress'in haberine göre Paşinyan, Ermeni Devrimci Federasyonu tarafından düzenlenen meşaleli yürüyüşte Türk bayrağının ateşe verilmesini "açıkça provokatif ve gerilimi artıran bir davranış" olarak nitelendirdi.

Ermenistan Başbakanlık Sözcüsü Nazeli Bağdasaryan da düzenlediği basın toplantısında, Armenpress'in yürüyüşte yaşananlarla ilgili sorusuna, "Başbakan Paşinyan bu eylemi kınıyor, sorumsuz ve kabul edilemez olarak nitelendiriyor" yanıtını verdi.

Nazeli Bağdasaryan, "Devletin başındaki kişi için, uluslararası alanda tanınan bir devletin, özellikle de komşu bir ülkenin bayrağının yakılması, başka bir değerlendirmeyi hak etmiyor" dedi.

Ermenistan'da genel seçim öncesi gerginlik arttı

Ermenice adı Hay Heghapokhakan Dashnaktsutyun olan bu yapı, Türkçede genellikle Ermeni Devrimci Federasyonu veya kısa adıyla Taşnaksutyun (ya da yaygın kullanımıyla Taşnaklar) olarak biliniyor.

Taşnakların gençlik kolları daha önce de 24 Nisan 1915'te yaşananların yıldönümü öncesi Erivan'da maskeli yürüyüşler organize etmişler ve Türk bayrağını yakmışlardı.

Bu yılki yürüyüş ise Ermenistan'da 7 Haziran'da yapılacak genel seçime kısa bir süre kala Taşnakların hükümet karşıtı söylemlerini Başbakan Paşinyan'a yönelik eleştirilerini daha da sertleştirdikleri bir ortamda yapıldı.

Paşinyan, Mart ayında Erivan'da bir grup Türk gazeteciye yaptığı açıklamada, "Resmi tutumumuz, Ermeni Soykırımı'nın uluslararası alanda tanınmasının bugün dış politika önceliklerimiz arasında yer almadığıdır" demişti.

Ermeni diasporasına da seslenen Paşinyan, uzaktaki bir ülkenin 1915 olaylarını "soykırım" olarak tanımasının Ermenistan devleti ve halkına güvenlik, refah ve barış getirmediğini söylemişti.

Paşinyan, "büyük trajedinin yaşandığı dönem, Ermenistan Cumhuriyeti'nin olmadığı bir dönemdi" demiş ve sözlerini şöyle sürdürmüştü:

"Bugün uluslararası alanda tanınan bir Ermenistan Cumhuriyeti var ve bu uluslararası tanınmış devlet, kendi vatandaşlarının güvenliğini ve refahını sağlama fırsatına sahip."

Bu sözler, Türkiye ve Azerbaycan'da büyük oranda, Paşinyan'ın iki ülke ile ilişkilerinde ideolojik değil pragmatik politikaya yönelmeye çalıştığı şeklinde yorumlanmış ancak Ermenistan Başbakanı ülkesinde muhalefet tarafından eleştirilmişti.

1915'te neler yaşandı?

24 Nisan 1915"te Osmanlı İmparatorluğu'nda Ermeni toplumunun önde gelen isimleri İstanbul'da tutuklanarak Çankırı ve Ayaş'a sürgüne gönderildi.

Bu tarih, Osmanlı'nın Ermenilere yönelik tehcir politikasının başlangıcı olarak görülüyor.

1915 yılı boyunca, zamanla ayaklanacakları gerekçesiyle yüz binlerce Ermeni zorla yerinden edildi ve Suriye'nin çorak bölgelerine gönderildi.

Bu süreçte ve sonrasında yüz binlerce Ermeni açlık, hastalık ve şiddet sonucu hayatını kaybetti.

Başta Ermenistan olmak üzere dünyada pek çok ülke her yıl 24 Nisan'da, 1915'te Osmanlı İmparatorluğu topraklarındaki Ermeni ölümlerini "soykırım" olarak nitelendirerek anıyor.

Türkiye ise Birinci Dünya Savaşı sırasında yaşananları savaşın zorlu koşulları altında yaşanan karşılıklı bir trajedi olarak görüyor, yaşananların "soykırım" olarak tanımlanamayacağını vurguluyor.

Ankara, Osmanlı döneminde Ermenilere yönelik sistematik bir öldürme stratejisi izlenmediğinin de altını çiziyor.

Trump geçen yıl 'soykırım' dememişti

24 Nisan 2024'te dönemin ABD Başkanı Joe Biden, 1915 olaylarını "soykırım" olarak nitelendiren bir açıklama yapmıştı.

Aynı yıl yeniden ABD Başkanı seçilen Donald Trump ise 24 Nisan 2025'teki açıklamasında o dönem Osmanlı İmparatorluğu topraklarında yaşananlar için Ermenicede "Büyük Felaket" anlamına gelen "Meds Yeghern" ifadesini kullanmıştı.