AB tarihinde bir ilk: Kanada'ya 'ortak üyelik' desteği

Kaynak, Jean-Christophe Verhaegen/ AFP/ Getty Images
- Yazan, Güven Özalp
- Bildirdiği yer, Brüksel
- Yayın tarihi
- Okuma süresi 5 dk
Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Kanada'nın ortak üye olması fikrine destek verdi. Bu fikrin önündeki en önemli engel ise AB'de "ortak üyelik" statüsünün bulunmaması.
Von der Leyen, Kanada'nın ortak üyeliğinin önünün açılması için Başbakan Mark Carney ile birlikte çalışma isteğini yıllık Birliğin Durumu (SOTEU) konuşmasında dile getirdi.
Carney göreve geldiğinden bu yana uluslararası konjonktürün etkisiyle her iki tarafta da ilişkilerin bir üst seviyeye yükseltilmesi yönündeki istek belirgin şekilde arttı.
Von der Leyen, Carney'nin de katıldığı Avrupa Parlamentosu'nun (AP) Strasbourg'daki oturumunda yaptığı konuşmada "Kanada'yla ilişkimizi mümkün olan en üst seviyeye taşımak istiyoruz" dedi.
'Ortak geleceğimizi inşa edeceğiz'
AB Komisyonu'nun Kanada açılımı, ABD Başkanı Donald Trump'ın her iki tarafa karşı başlattığı ticaret savaşı ve NATO'ya yönelik olumsuz yaklaşımının öne çıktığı bir döneme denk geldi.
Von der Leyen, "Bu, başkalarına karşı değil, ortak gücümüz için kurulan bir ortaklıktır. Tek bir okyanusu, ortak değerleri ve dünyaya aynı bakış açısını paylaşıyoruz. Şimdi de ortak geleceğimizi inşa edeceğiz" ifadelerini kullandı.
Carney daha önce yaptığı bir açıklamada AB'yle "Benzersiz bir ittifak" kurmayı hedeflediklerini ancak üyelik peşinde olmadıklarını söylemişti.
Carney'nin yaklaşımı oldukça pragmatik unsurlar içeriyor.
Bunun başlıca sebeplerinden biri mevcut AB kuralları çerçevesinde Kanada üyeliğinin mümkün olmaması.
Von der Leyen'in Kanada'yla ilişkilerin geleceğine yönelik ifadeleri AB'nin mevcut politikalarında bir dönüşüme işaret etmesi açısından da dikkate değer.
AB, kurulduğundan bu yana esnek üyelik kategorilerine karşı çıkan bir yaklaşım içinde.
Ortak üyelik fikri Mayıs'ta Almanya Başbakanı Friedrich Merz tarafından dile getirilmişti.
Merz bu fikri Kanada için değil Ukrayna için gündeme taşımıştı.
Üye devletler arasında uzlaşı yok
Kanada'nın ortak üyelik statüsü kazanması için her şeyden önce AB belgelerinde değişikliğe gidilmesi gerekiyor.
Tüm AB üyelerinin onayı olmaksızın bunun yapılması mümkün değil.
Von der Leyen'in ortak üyelik fikrine kapıyı açan tavrı konusunda tüm üye ülkelerin aynı fikirde olduğunu söylemek de oldukça zor.
Kanada ile AB arasında dokuz yıl önce imzalanan serbest ticaret anlaşması (CETA) bile henüz tüm üyeler tarafından onaylanmadı.
Belgeyi onaylamayanlar arasında Fransa, İtalya ve Polonya da var.
Çok sayıda AB ülkesi Kanada'yla yeni adımlar atılmadan önce bu belgenin onaylanması gerektiği görüşünde.
Henüz tam onaylanmamış olsa da geçici olarak yürürlüğe sokulan CETA sayesinde gümrük vergisi indirimleri, gümrük kuralları, mal ve hizmetlere yönelik pazar erişimi halihazırda geçerli.
Aralarında Fransa'nın da bulunduğu bazı ülkelerde 2027'de seçime gidilecek olması belgenin onaylanma ihtimalini düşürecek olan unsurlar arasında sayılıyor.
Brüksel kulislerinde "Kanada'nın herhangi bir ayrıcalıklı muamele beklememesi gerektiği" görüşünde olanlara rastlamak mümkün.

Kaynak, Ahmet Sel/Anadolu Ajansı/Getty Images
Bununla birlikte von der Leyen, iki tarafın ortak bir refah ve ekonomik güvenlik alanı yaratmak amacıyla "CETA'dan Gelecek İttifakı'na geçeceğini" söyledi.
Von der Leyen'in konuşmasında dikkat çeken başlıklar sadece Kanada'yla sınırlı değil.
"Birliğimizin durumu şimdiye kadar hiç olmadığı kadar güçlü olduğu kadar hiç olmadığı kadar kırılgan da hissedilebilir" diyen von der Leyen, "Avrupa'nın kaderi Avrupalıların elinde kalmalıdır" mesajı verdi.
NATO'nun dördüncü maddesinin AB'ye uyarlanması
Tehdit seviyesi yükseldikçe Avrupa'nın hazırlık düzeyinin de artması gerektiği görüşünde olan von der Leyen, yeni bir Avrupa güvenlik stratejisi önerecek.
AB'nin doktrininin, kurumlarının ve karar alma süreçlerinin yeni gerçekliğe ayak uyduramadığını kabullenen siyasetçi şu ifadeleri kullandı:
"Sistemlerimiz bambaşka bir dünya için tasarlanmıştı. Temelinde iyi niyetli uzlaşı ve orta yol bulma çabaları yatıyor.
"Yine de bu sistemlerin hâlâ amaca uygun olup olmadığını değerlendirmemiz gerekiyor."
AB Komisyonu başkanı, silahlı saldırı eşiğinin altında kalan ancak ulusal güvenliği açıkça tehdit eden olaylara nasıl yanıt verileceği konusunda acilen bir mutabakata varılması gerektiğini söyledi.
Bunun için de NATO'nun dördüncü maddesini tamamlayıcı nitelikte bir mekanizmaya ihtiyaç olduğunu savundu:
"Bence artık Avrupa'nın kendi dördüncü maddesinin ya da bir Acil Güvenlik Protokolü'nün zamanı geldi.
"Bir üye devlet tarafından devreye sokulduğunda, Avrupa çapında bir yanıtı koordine etmek, daha fazla tırmanmayı önlemek ve etkisini hafifletmek için tüm üye devletler bir araya gelir."
NATO'nun dördüncü maddesi, müttefiklerden birinin toprak bütünlüğünü, siyasi bağımsızlığını veya güvenliğini tehdit altında hissettiği durumlarda acil istişare toplantısı talep etmesine olanak tanıyor.
Avrupa Güvenlik Konseyi oluşturulması
AB'de uzun zamandır kıtanın güvenliğine odaklanan bir liderler platformu üzerinde görüşmeler yürütülüyor.
Bu süreçte Kanada, Norveç, Ukrayna, İngiltere ve diğer ortaklar da yer alıyor.
Von der Leyen, "Söz konusu risklerin niteliği ve boyutu göz önüne alındığında, bu konunun artık daha acil hale geldiğini" söyledi.
"İşte bu nedenle, bir Avrupa Güvenlik Konseyi'ni hayata geçirmek için fikirlerimizi ortaya koyacağız" dedi.
Yasadışı göçe karşı Acil Durum Müdahale Çerçevesi
Fas'tan Ceuta'ya kitlesel yasadışı sınır geçişleri AB'de daha sert bir politika benimsenmesine yönelik çağrıları yoğunlaştırdı.
Von der Leyen,"Avrupa'nın sınırlarını her zaman koruyabilecek imkanlara ihtiyacı var" mesajı verdi ve şu ifadeleri kullandı:
"Özellikle kitlesel hareketlerin kasten kışkırtıldığı ve birer silah olarak kullanıldığı durumlarda. İşte bu nedenle yeni bir Avrupa Acil Durum Müdahale Çerçevesi önereceğiz."
Bu çerçevenin yalnızca kesin olarak tanımlanmış bir dizi kriter kapsamında devreye sokulması planlanıyor.
Mekanizmanın, standart prosedürlerde süre sınırlı ve kesin olarak tanımlanmış bir esneklik sağlaması hedefleniyor.
AB'nin dış sınırlarının korunmasında görevli ajansı Frontex'in özellikle geri dönüşleri hızlandırmak amacıyla güçlendirileceği, erken uyarı sistemleri geliştirileceği ve yasadışı göçün temel nedenleriyle mücadeleye devam edileceği de von der Leyen'in vurguları arasında yer aldı.
Avrupa Kongresi'nin toplanması
Avrupa Kongresi İkinci Dünya Savaşı'nın ardından 1948'te düzenlenmiş ve kıtanın en önde gelen düşünürleri bir araya getirerek Avrupa iş birliğinin geleceği üzerine düşünmeleri sağlanmıştı.
Von der Leyen, yeni bir Avrupa Kongresi toplanacağını duyurdu.
Kongrede yeni nesiller için bir vizyon oluşturulması hedefleniyor.











