Gülistan Doku soruşturmasında son haftalarda neler öğrendik?

Kaynak, Facebook
- Yazan, Mahmut Hamsici
- Unvan, BBC News Türkçe
- Bildirdiği yer, İstanbul
- Okuma süresi 10 dk
Tunceli'de 5 Ocak 2020'de kaybolan ve kendisinden bir daha haber alınamayan Gülistan Doku'yla ilgili yürütülen soruşturmada son haftalarda önemli gelişmeler yaşanıyor.
Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında 13 Nisan'dan itibaren 17 kişi gözaltına alındı, daha sonra bu kişilerden 12'si tutuklandı.
Altı yıldır devam eden soruşturmada yaşanan son gelişmelerle birlikte birçok yeni bilgi ve iddia kamuoyuna yansıdı.
Peki soruşturmada bugüne kadar elde edilen bilgiler bize Gülistan'ın başına gelenlerle ilgili ne anlatıyor?
Soruşturma dosyası, ifadeler ve sahadaki görüşmelerimizden yola çıkarak konuyla ilgili merak edilenleri araştırdık.
Gülistan Doku kimdir?
Yirmi bir yaşındaki Diyarbakırlı Gülistan Doku, üniversite eğitimi için Tunceli'de bulunuyordu.
Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü ikinci sınıf öğrencisiydi.
Devlet yurdunda kalıyordu.
Gülistan bir dönem, Rusya doğumlu Zeinal Abakarov ile sevgili oldu.
Abakarov'un Tunceli'de yaşamasının nedeni, üvey babası Engin Yücer'in o dönem kentte polis olarak görev yapmasıydı.

Kaynak, Munzur.edu.tr
Gülistan kaybolmadan önce neler yaşandı?
Ablası Aygül Doku'nun aktardığına göre Gülistan, kaybolmadan kısa süre önce ailesini aradı ve sınavlardan sonra onları ziyaret edeceğini söyledi.
BBC Türkçe'nin Tunceli'de yaptığı görüşmelere ve soruşturma dosyasına göre Gülistan, 4 Ocak 2020 günü bir kafede işe başladı.
Bir süre önce ayrıldığı Abakarov de kafenin üstündeki bir dairede yaşıyor ve o da başka bir kafede çalışıyordu.
O gün Gülistan, kendisine gelen telefonların ardından kafeden ayrıldı ve üst kattaki daireye çıktı.
İlerleyen saatlerde evden ayrıldı. Abakarov da arabayla peşinden gitti.
Esnaf Hasan Mor, o gece sokakta iki kişinin tartıştığını görünce polisi aradı.
BBC Türkçe'ye konuşan Mor'un aktarımına göre genç erkek, genç kadını "Araca bin" diyerek zorluyordu.
Soruşturma dosyasına göre polis olay yerine geldiğinde Gülistan oradan ayrılmıştı.

Kaynak, X: DOKUAİLESİ
Yurda giriş saatini kaçıran Gülistan, o gece öğretim üyesi Hatice Keneş'in evinde kaldı.
Keneş'in verdiği ifadeye göre Gülistan, eve geldiğinde iyi görünmüyordu.
O gece Gülistan'ın WhatsApp'tan Abakarov'a attığı mesajlar arasında "Korkuyorum" ifadesi de vardı.
Kaybolduğu nasıl ortaya çıktı?
Gülistan, 5 Ocak sabahı Abakarov'un çalıştığı kafeye gitti.
Dosyaya giren kamera kayıtlarında ikisinin kafe önünde konuştuğu görülüyor.
Başka bir görüntüye göre de Gülistan, bu görüşmeden sonra bir minibüse bindi.
Pazar günü olmasına rağmen yurt değil üniversite istikametine gitti.
O gün son olarak arkadaşı Küba ile iletişim kurdu.
BBC Türkçe'ye konuşan Küba, iletişimlerinde Doku'nun kendisine bir sorunu olduğunu söylediğini, "Ama ben gelince anlatayım. Hatta bu gece sende kalabilir miyiz?" dediğini söylüyor.
Gülistan, o gün ortadan kayboldu.

Kaynak, x.com/tuncaysonel
İleride soruşturma dosyasına girecek ve bir aracın kamerasına takılan görüntülerde, Gülistan olduğu düşünülen bir kişi, üniversite yakınlarındaki Dinar Köprüsü üzerine otururken görülecekti.
BBC Türkçe'ye de konuşan iki üniversite çalışanı ise o gün saat 16.40 sıralarında, Gülistan'ın eşkâline uyan birini köprü üstünde, şehir tarafına doğru yavaşça yürürken gördüklerini söyleyecekti.
Arkadaşları o gün haber alamayınca Gülistan'ı aramaya başladı.
Bulamayınca polise başvurdular.
Ailesi de bir gün sonra Diyarbakır'dan Tunceli'ye gitti ve kayıp başvurusunda bulundu.
Neden barajda aramalar yapıldı?
Olayın ardından uzun süre intihar şüphesi üzerinde duruldu.
Cep telefonu en son Uzunçayır Baraj Gölü'ndeki Sarı Saltuk Viyadüğü'nde sinyal veren Gülistan için bölgede arama çalışmaları başlatıldı.
Köprünün altındaki dere ve baraj gölünde aylarca aile üyelerinin de takip ettiği aramalar yapıldı.
Bu süreçte Gülistan'a ait bir defterin sayfası, bir doktor reçetesi ve onun olduğu iddia edilen bir makas bulundu.

Kaynak, Murat Kocabas/SOPA Images/LightRocket via Getty Images
Dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel, arama çalışmalarına bizzat katıldı.
Aramalarda Doku'nun bedenine rastlanmadı.
Soruşturmanın ilerleyen aşamalarında neler yaşandı?
26 Ocak 2022'de, dönemin Tunceli Barosu Başkanı Kenan Çetin'in evinin önüne "Vali Tuncay Sonel'in oğlu Mustafa Türkay Sonel'in Gülistan'la ilişkisi vardı" şeklinde bir not bırakıldı.
İleride bu notun resmi makamlara bildirildiği ancak hemen olayın üzerine gidilmediği anlaşılacaktı.
Abakarov 17 Mart 2022'de Antalya'da gözaltına alındı, ertesi gün adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Ancak ilerleyen tarihlerde adli kontrol şartlarını yerine getirmediği ortaya çıktı.
Ekim 2022'de barajdaki aramalar sonlandırıldı.
Dosyadaki bilgiler sınırlıydı ve artık ortada arama çalışmaları da yoktu.
Ancak alayın intihar olmadığına inanan ailesi, ailenin avukatı ile kadın örgütleri, Doku'nun akıbetinin belirlenmesi için çağrılarını ve çabalarını sürdürdü.
Yine de yıllar boyunca soruşturmada önemli bir gelişme yaşanmadı.
Arada başsavcı ve savcı değişiklikleri oldu.
Soruşturma nasıl derinleşti?

Kaynak, TUNCELİ ADLİYESİ
Haziran 2024'te Ebru Cansu, Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı'na atandı.
Cansu, göreve geldikten sonra dosyayı yeniden ele aldı.
Zaman içinde yeni bulgulara erişildi.
Bunların arasında, gizli tanık ifadesi, sosyal medya ve cep telefonu incelemeleri ve yeni mobese görüntüleri de vardı.
Gözaltına alınanlar ve tutuklananlar kimler?
Yeni bulguların ardından Nisan ayında farklı illerde 17 kişi gözaltına alındı.
Gözaltına alınan isimler şunlar:
- Dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel
- Tuncay Sonel'in oğlu Mustafa Türkay Sonel
- Dönemin Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi Çağdaş Özdemir
- Gülistan'ın SIM kartındaki verileri sildiği iddia edilen eski polis Gökhan Ertok
- Tuncay Sonel'in eski koruma polisi Şükrü Eroğlu
- Gülistan'ın eski erkek arkadaşı Zeinal Abakarov
- Abakarov'un üvey babası, eski polis Engin Yücer
- Abakarov'un annesi Cemile Yücer
- Umut Altaş'ın babası Celal Altaş
- Eski Tunceli İl Özel İdaresi çalışanı E.E.
- N. A.
- F.H.G.
- U. A.
- Munzur Üniversitesi'nin güvenlik kameralarından sorumlu S. G. ve S. Ö.
- Tunceli Devlet Hastanesi bilgi işlem görevlileri B. Y. ve Y. E.
Bu kişilerden U. A., S. G., S. Ö., B. Y. ve Y. E. adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Diğer isimlerin hepsi tutuklandı.
Adalet Bakanlığı, şüphelilerden Umut Altaş'ın ise ABD'de bulunması nedeniyle geçici tutuklanması ve kırmızı bültenle aranması için resmi süreç başlattı.
Tutuklanan isimler ifadelerinde suçlamaları reddetti.
Gizli tanığın 'tecavüz ve cinayet' iddiası
Gözaltılarla birlikte yeni detaylar ortaya çıktı.
İfade tutanakları ve tutuklama sevk yazılarında dosyadaki "Şubat" adı verilen gizli tanığın önemli iddialarda bulunduğu görülüyor.
Gizli tanık, 27 Aralık'ta Sonel, Altaş, Gülistan ve Gülistan'ın bir arkadaşının Gençlik Merkezi'nde uyuşturucu kullanıp hep birlikte cinsel ilişkiye girdiklerini iddia etti.
Aynı gizli tanık ayrıca Gülistan cinsel ilişkiye rıza göstermediği için Sonel ve Altaş'ın Gülistan'a darp sonrası tecavüz ettiklerini, Gülistan'ın olay sonrası hamile kaldığını öne sürdü.

Kaynak, Akin Celiktas/Anadolu via Getty Images
Gizli tanık, ilerleyen süreçte de Sonel'in Gülistan'ı öldürdüğünü iddia etti.
İddiasına göre Sonel, cinayet sonrası olay yerine babasının koruma polisi Şükrü Eroğlu'nu çağırdı.
Aynı iddiaya göre Eroğlu cesedi, Pertek ilçesinin Koçpınar köyündeki mezarlığın yanındaki ağacın altına gömdü ancak cesedin yeri bir-iki yıl önce değiştirildi.
Sonel ve Eroğlu iddiaları reddetti.
Soruşturma dosyasına göre Jandarma Suç Araştırma Timi ekipleri 12 Ocak 2025'te tarif edilen bölgeyi taradı.
Gizli tanığın beyan ettiği yer boştu.
Yapılan incelemede buraya ceset ile birlikte sırt çantası şeklinde bir cisim ile silah da gömülmüş olabileceği, boşlukta meydana gelen oksitlenmenin bu nedenle oluştuğu değerlendirildi.
Savcılık, uzmanlık raporu ile gizli tanık beyanın uyumlu olduğunu ve gizli tanık beyanına itibar edilebileceğine kanaat getirdi.
Mustafa Türkay Sonel ifadesinde ne dedi?
Mustafa Türkay Sonel, jandarma ve savcılık ifadelerinde hakkındaki tüm suçlamaları reddetti, Gülistan'ı tanımadığını ve herhangi bir yerde görüşmediğini söyledi.
Sonel, Gençlik Merkezi'ne gidip gitmediğini hatırlamadığını belirtti ancak "Büyük ihtimalle gitmemişimdir" dedi.
Gizli tanığın tecavüz iddiasıyla ilgili ise "Bu tecavüz olayı varsa yapan kişi aşağılık birisidir. Benim de kız kardeşim var" diye konuştu.
Sonel, kendisine sorulan telefon konuşmalarının içeriğini hatırlamadığını söyledi.

Kaynak, X: DOKUAİLESİ
5 Ocak 2020 günü Gülistan'ın telefonunun son baz sinyali verdiği mevkide kendi telefonunun da sinyal verdiği ve aracının da o bölgede tespit edildiğinin hatırlatılması üzerine Sonel, bunu hatırlamadığını söyledi.
Sonel, o bölgeye genelde benzin almak için gittiklerini ve turladıklarını belirtti, cinayet iddiasını reddetti.
Ateşli silah sahibi olmadığını ancak spor amaçlı renkli boncuk atan tüfeklere merakı olduğunu söyledi.
Altaş'la ilgili hangi gelişmeler yaşandı?
Babası Celal Altaş'ın verdiği ifadeye göre oğlu Umut Altaş, 2023'te Meksika'ya gidip kaçak yollarla ABD'ye geçti.
Gülistan'ın ablası Aygül Doku, gazetecilere yaptığı açıklamada, Altaş'ın geçmişte kendisine ulaştığını ve konuştuklarını ancak bir daha iletişim kuramadıklarını belirtti.
İfadelere göre savcılık, Altaş'ın talebi üzerine kendisiyle bir telefon görüşmesi yaptı.
Savcılığa göre Altaş görüşmede, "gizli tanığın beyan ettiği hususları inkar etmedi, her seferinde duraksayarak ve sorulan soruyu tekrar edip sonrasında kaçamak cevaplar vererek, 'Hatırlamıyorum, okey, çok güzel' şeklinde sözler sarf etti".
Savcılık görüşmeden, "Altaş'ın olaya dair bilgisi olduğu izlenimi" edindi.

Kaynak, Tunceli Valiliği
Celal Altaş da ifadesinde, Tunceli'de ticari işler yaptığını, eski vali Tuncay Sonel'le de valiliği döneminde tanıştığını ve bunun samimi bir ilişkiye döndüğünü söyledi.
Umut'un Mustafa Türkay Sonel ile yakın arkadaş olduğunu belirten baba Altaş, tecavüz iddiasını ise bilmediğini belirterek, "Eğer ki böyle birşeye oğlum dahil olmuş ise Allah belasını versin" dedi.
Celal Altaş, oğlundan edindiği bilgilere göre Mustafa Türkay Sonel'in o dönem silahla gezdiğini de iddia etti.
Hastane kayıtlarına ne oldu?
Savcılık Gülistan'ın kaybolmadan beş gün önce, 31 Aralık 2019'daki hastane kayıtlarının silindiğini değerlendirdi.
Savcılığa göre polis bilgi sistemi (POLNET) sorgusunda Gülistan'ın 31 Aralık 2019 saat 09.09'da Tunceli Devlet Hastanesi'ne giriş kaydının bulunduğu tespit edilse de istenen tedavi evrakları savcılığa gönderilmedi.
Dönemin Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi Çağdaş Özdemir, 2018-2021 arasında başhekimlik yapmış, 2022'ye kadar ise Tunceli İl Sağlık Müdürlüğü görevinde bulunmuştu.
Özdemir savcılık ifadesinde "bu kayıtların silme, düzetme, ekleme işlemlerinin kendi bilgisi dışında oluğunu" söyledi.
Sorgusunun ardından "resmi belgeyi bozmak, yok etmek ve gizlemek" suçlamalarıyla tutuklandı.
Eski Vali Sonel de savcılık ifadesinde, Doku'nun hastane kayıtlarının silinmesine karışıp karışmadığı konusunda, "Kesinlikle böyle bir talimatım yoktur, bilgim yoktur" dedi.
Eroğlu 'ceset gömme' iddialarına ne dedi?
Uzun süre Sonel'in korumalığını yapan polis memuru Şükrü Eroğlu ise ifadesinde suçsuz olduğunu söyledi.
Şükrü Eroğlu, daraltılmış baz kayıtlarına göre, 5 Ocak 2020 günü Gülistan'ın en son görüldüğü Sarısaltuk Viyadüğü civarında olduğunun tespit edildiği hatırlatıldığında, "Ben tespiti yapılan bu hususla ilgili o bölgeye gitti isem tek gitmedim, gittiysem ya da geçtiysem de ekipçe program gereği Vali Bey ile birlikte gitmişimdir" dedi.
Eroğlu, o gün belli bir süre Mustafa Türkay Sonel ve Umut Altaş'la birlikte olduklarının tespit edilmesiyle ilgiliyse "bunu kabul etmediğini" belirtti.
Eroğlu, "Hatta hiçbir zaman Umut Altaş ve Mustafa Türkay Sonel ile oturmadım, bir yere de gitmedim" diye konuştu.

Kaynak, X: DOKUAİLESİ
Şükrü Eroğlu, yine daraltılmış baz raporuna göre 13 Ocak 2020 günü Pertek Koçpınar Köyü'nü de içine alan bölge içerisinden baz sinyali verdiği hatırlatılıp "Cesedi gömmek için keşif mi yaptınız?" diye sorulunca, bu köye gitmediğini söyledi.
Eroğlu, "Gittiysem ya da geçtiysem ekipçe ve Vali Bey ile birlikte gitmişimdir" dedi.
SIM kart konusu nedir?
Gülistan'ın kullandığı telefon hattı annesi üzerindeydi.
Olaydan sonra ailesi hattın kopyasını almak istedi.
Ailenin açıklaması ve ifadelere göre, bunu yaparken eski Vali Sonel, kartı aileden istedi, aile de bu talebe olumlu yanıt verdi.
Son gelişmelerle bu konudaki detaylar da ortaya çıktı.
Şükrü Eroğlu ifadesinde, Sonel'in Gülistan'a ait SIM kartı bir zarf içinde kendisine verdiğini, içinde SIM kart olduğunu sonradan öğrendiğini, kendisinin de bunu Ankara'daki, o dönem polis olan Gökhan Ertok'a gönderdiğini söyledi.
Eroğlu, Ertok ile para alışverişini ise Valiliğin ve Sonel'in sosyal medya hesaplarıyla ilgili işlemlere bağladı.
Ertok ile bazı telefon görüşmelerine dair sorulara ise bu görüşmeleri hatırlamadığı yanıtını verdi.

Kaynak, BBC Türkçe
Eski vali Sonel de Gülistan'a ait SIM kartı, resmi soruşturma makamları yerine koruma polisi Gökhan Ertok'a gönderdiğini kabul etti.
Sonel, bunun gerekçesini ise "kayıp kıza ulaşmak", "son sinyali tespit etmek" ve "bir an önce sonuç almak" sözleriyle açıkladı.
Gökhan Ertok ise basına sızan ifadesinde, "Gülistan Doku'nun SIM kartını kullanarak Instagram hesabına eriştiği için pişman olduğunu" söyledi.
"Tuncay Sonel ve Şükrü Eroğlu'nun teknik kabiliyetinden faydalanarak kendisini kullandığını" öne süren Ertok, etkin pişmanlıktan faydalanmak istediğini belirtti.
TRT Haber'e konuşan Tunceli Cumhuriyet Başsavcısı Ebru Cansu, "göreve geldiğinde dosyada dikkatini çeken ilk noktanın, Doku'nun SIM kartının Ankara'da baz vermesi olduğunu" söyledi.
Cansu, "Bunun üzerine gidip zincirleme sorgulama yapınca birtakım verilere ulaşıldı" dedi.
Engin Yücer'den 'Abakarov'u yurt dışından getirme' iddiaları
Engin Yücer de sorgusunda hakkındaki tüm suçlamaları reddetti.
Olaydan bir süre sonra üvey oğlu Abakarov'u Rusya'ya gönderdiğini söyleyen Yücer, sonrasında dönemin Tunceli İl Emniyet müdürü ve bazı emniyet yetkililerinin ziyarete gelerek "Vali Bey'in Abakarov'un yurt dışından getirilmesini istediğini" iddia etti.
Yücer, Sonel'in kendilerine bir miktar para sağladığını, Abakarov'un uçak biletinin de alındığını, sonra da Antalya'daki Sueno Hotels Delux Belek'e yerleştirildiklerini ve yaklaşık üç ay burada kaldıklarını söyledi.
Yücer, "Benim olaydan sonra yukarıda bahsettiğim şekilde beş yıldızlı otelde üç aya yakın süre ailem ve misafir ağırlayacak şekilde konaklamam, tayinimin istediğim yere çıkartılması, Zeinal'ın neden polis korumasıyla gezdiği vb. hususlar her zaman kafamda soru işareti olarak kaldı" dedi.
Ayrıca "Bir iki ay önce Gülistan Doku soruşturmasında gözaltılar olacağına dair haberi duyunca artık bu işten kurtulacağımız için mutlu olmuştum" diyen Yücer, "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma", "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" ve "kasten öldürme" suçlamalarıyla tutuklandı.

Kaynak, @EmniyetGM
Abakarov iddialara nasıl yanıt verdi?
Abakarov da hakkındaki suçlamaları reddetti.
Bir bölümü basına sızan ifadesi sırasında Abakarov'a, sözlerindeki bazı çelişkiler de soruldu.
Örneğin 17 Mart'taki ifadesinde 4 Ocak günü Doku'nun kendisini aramadığı ve kendisini de onu aramadığını söylediği ancak HTS kayıtlarının bunun yalan olduğunu ispatladığı belirtildi.
Abakarov, konuyu tam hatırlamadığından böyle bir ifade verdiğini söyledi.
Son gecedeki ısrarla aramalara rağmen Gülistan'ın aramalarına neden cevap vermediği sorusuna ise "Telefonum sessizdeydi. Cevapsız çağrıları ondan dolayı görmedim" yanıtını verdi.
Eski Vali Sonel cezaevinde
İçişleri Bakanlığı tarafından 17 Nisan 2026'da Mülkiye Başmüfettişliği görevinden açığa alınan eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel, gözaltına alındı ve sorgulandı.
Emniyet'te susma hakkını kullandığı belirtilen Sonel, savcılık ifadesinde "Gülistan Doku'nun oğlunuz tarafından öldürüldüğü ve gömüldüğü yönünde herhangi bir bilginiz var mı?" sorusuna şu yanıtı verdi:
"Bu tamamen yalan bir ifadedir. Çok çirkin bir iftira, alçakça bir iftiradır."
Sonel, soruşturma açısından önemli olan bazı kamera kayıtlarının silinmesiyle ilgili olarak ise "Bu konuda hiçbir talimatım yoktur" diye konuştu. Hastane kayıtlarının silinmesi konusunda da benzer bir cevap verdi.
Sonel 21 Nisan'da, "suç delillerini yok etme", "bilişim sistemindeki verileri bozma", "kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirme" ve "resmi belgeyi gizleme" suçlamalarıyla tutuklandı.
Avukatları aracılığıyla yaptığı tutukluluğa itiraz başvurusu 27 Nisan'da mahkeme tarafından reddedildi.
Gülistan'ın cenazesini arama çalışmaları sürerken son olarak dönemin Tunceli Emniyet Müdürü Yılmaz Delen de tanık sıfatıyla ifade verdi.






