Akın Gürlek'ten Muhsin Yazıcıoğlu soruşturması açıklaması: 'FETÖ iltisaklı şüpheliler var'

Muhsin Yazıcıoğlu

Kaynak, BÜYÜK BİRLİK PARTİSİ

Fotoğraf altı yazısı, Muhsin Yazıcıoğlu 2009'da düşen bir helikopterde yaşamını yitirmişti
Yayın tarihi
Okuma süresi 2 dk

Büyük Birlik Partisi'nin eski lideri Muhsin Yazıcıoğlu'nun 2009'da hayatını kaybettiği helikopter kazasına dair yürütülen yeni soruşturmaya ilişkin olarak toplam 25 kişinin gözaltında.

Adalet Bakanı Gürlek gözaltına alınan şüpheliler arasında Gülen yapılanmasıyla "iltisaklı" kişiler olduğunu söyledi.

13 Temmuz'da kamuoyuna duyurulan soruşturmada 14 Temmuz'da yeni gözaltılar yapıldığını aktaran Gürlek, "Burada alınanlar arasında emekli askerler var" dedi.

Yeni soruşturma, "silahlı terör örgütü kurmak, yönetmek ve üye olmak ile tasarlayarak kasten adam öldürme" suçlamaları üzerinden yürütülüyor.

Büyük Birlik Başkanı Mustafa Destici 13 Temmuz'da yaptığı açıklamada bugüne kadar soruşturma ve dava süreçlerinin çeşitli aşamalarında dosyanın takipsizlikle sonuçlandırılmasına yönelik girişimler olduğunu söyledi.

Destici "avukatların hukuki mücadelesi sayesinde" dosyanın yeniden değerlendirilmeye alındığını belirtti.

Sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda "Adaletin gecikmiş olması, ondan vazgeçilmesini gerektirmez" dedi ve ekledi:

"Temennimiz ve beklentimiz; hakikatin tüm yönleriyle ortaya çıkarılması ve hukukun üstünlüğünün hiçbir istisnaya yer bırakmayacak şekilde tesis edilmesidir."

Ne olmuştu?

Büyük Birlik Partisi'nin Eski Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu 2009 yılında Kahramanmaraş'ın Göksun ilçesinde, içinde bulunduğu helikopterin düşmesi sonucu yaşamını yitirmişti.

Bunun bir kaza mı yoksa bir suikast mı olduğu kamuoyunda uzun bir süre tartışılmış, ortaya çeşitli iddialar atılmıştı.

Dönemin Cumhurbaşkanı Abdullah Gül 2011 yılında izlediği bir videoda, birileri helikopterin bazı vidalarını sökerken gördüğünü söylemiş, "Helikopterin beynini keçiler sökmedi ya" demişti.

Cumhurbaşkanı Gül'ün talimatıyla harekete geçen Devlet Denetleme Kurulu (DDK) BBP lideri Muhsin Yazıcıoğlu'nun ölümünü şüpheli bulmuştu.

DDK'nın raporunda "Özellikle arama-kurtarma boyutunda Devletin topyekun seferber olmasına rağmen istenen netice alınamamış ve ağır bir kamu hizmet kusuru ortaya çıkmıştır" ifadeleri yer almıştı.

2018 yılına gelindiğinde Yargıtay, Muhsin Yazıcıoğlu'nun ölümünün ardından yürütülen soruşturmalarda bazı kamu görevlileri için verilen "kovuşturmaya yer yoktur" kararını kaldırdı.

2021 yılında dokuz üst düzey kamu görevlisinin yargılandığı davada üç sanığa "görevi kötüye kullanma" suçundan 1 yıl 2'şer ay hapis cezası verildi, altı sanık beraat etti.

Sanıklardan dönemin Kahramanmaraş Valisi Tanılır, eski İl Jandarma Komutanı Akgün ve eski İl Emniyet Müdürü Çelikbilek'e Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 257/1. maddesi uyarınca "görevi kötüye kullanma" suçundan 1 yıl 2'şer ay hapis cezası veren mahkeme heyeti, cezada sanıkların fiilden sonraki davranışlarını göz önünde bulundurarak TCK'nin 62/1. maddesindeki indirimi uygulamadı.

Muhsin Yazıcıoğlu kimdir?

1954'te Sivas Şarkışla'nın Elmalı köyünde doğdu.

Üniversite öğrenimi için gittiği Ankara'da 1977'de Ülkü Ocakları Genel Başkan Yardımcısı oldu, bir sonraki yıl ise genel başkanlığa geçti.

Ülkücü Gençlik Derneği'nin kurucu başkanı oldu ve MHP'de de Genel Başkan Müşavirliği yaptı.

1980'deki askeri darbenin ardından 7,5 yıl boyunca Mamak Cezaevi'nde kaldı.

1987'de Alparslan Türkeş'in liderliğindeki Milliyetçi Çalışma Partisi'ne (MÇP) katıldı.

1991'de Sivas milletvekili seçildi, 1992'de MÇP'den ayrıldı ve sonraki yıl Büyük Birlik Partisi'ni kurdu.

2007'deki genel seçimde Sivas'tan bağımsız aday olarak girerek bir kere daha milletvekili oldu.

25 Mart 2009'da, yerel seçim çalışmalarının bir parçası olarak Kahramanmaraş'tan Yozgat'a gitmek üzere kiraladıkları helikoptere bindi.

Helikopter kalkıştan kısa süre sonra Kahramanmaraş'ın Göksun ilçesi yakınlarındaki Keş Dağı'nda düştü.

Kazada Yazıcıoğlu'nun yanı sıra pilot Kaya İstektepe, BBP yöneticileri ve gazeteci İsmail Güneş'in de aralarında bulunduğu altı kişi yaşamını yitirdi.

Kazanın ardından arama kurtarma çalışmalarındaki gecikme iddiaları ve bazı teknik bulgular nedeniyle, bunun bir kaza değil suikast olabileceğine dair yorumlar yapıldı.