Gözaltına alınan Bilgi Üniveristesi öğrencisi Hafize Çetin adli kontrol tedbiri ile bırakıldı

Ortada elinde çiçekle Hafize Çetin, etrafında arkadaşları duruyor.

Kaynak, Bilgi Üniversitesi öğrencileri

Fotoğraf altı yazısı, Hafize Çetin adli kontrol tedbirleri ile serbest bırakıldıktan sonra arkadaşları tarafından karşılandı. 27 Mayıs 2026.
    • Yazan, BBC News Türkçe
    • Bildirdiği yer, Londra
  • Yayın tarihi
  • Okuma süresi 5 dk

Bilgi Üniversitesi'nin kapatılmasının ardından başlayan eylemlere katılan öğrencilerden Hafize Çetin 27 Mayıs'ta gözaltına alındı.

Çetin aynı gün yurtdışı çıkış yasağı ve imza yükümlülüğü olmak üzere adli kontrol tedbirleri uygulanması şartıyla bırakıldı.

BBC Türkçe'nin edindiği bilgiye göre hukuk ve psikoloji bölümleriyle çift ana dal yapan Çetin, evinden gözaltına alındı.

Gözaltı gerekçesi olarak, basına verdiği ve sosyal medyada da paylaşılan röportajlarından yola çıkarak "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçu verildi.

BBC Türkçe'ye konuşan kaynaklar, Hafize Çetin'in durumunun iyi olduğunu, gözaltı kararının beklenmedik bir şekilde geldiğini vurguladı.

Kaynaklar, Çetin haricinde başka bir öğrenci hakkında henüz gözaltı kararı olmadığını belirtti.

Bilgi Öğrenci Dayanışması hesabından yapılan bir paylaşımda "Bizleri korkutup sindirmek için yapılan bu baskılara karşı bir aradayız, Hafize asla yalnız değildir" ifadeleri kullanıldı.

'Suç unsuru net değil'

Hafize Çetin'in avukatı Saruhan Efe Kadaifçi, Çetin'in gözaltına alınmasına gerekçe gösterilen videoda hangi ifadenin suç unsuru oluşturduğuna dair net bir tanımlama yapılmadığını söyledi.

BBC Türkçe'ye konuşan Kadaifçi, "savunmada, suçlamaya yönelik hiçbir maddi unsurun oluşmadığından bahsettik" dedi.

Avukat, "Hafize orada hukuk öğrencisi olarak polisin ölçüsüz müdahalesini kötü muamele yasağı kapsamında ve aşağılayıcı bir tavır olarak işkence suçu kapsamında değerlendirebilir. Bir hukuk öğrencisinin bunu yapması kadar doğal bir şey yok" dedi.

Çetin, 25 Mayıs'ta Meyascope'a verdiği bir röportajda, "dünkü işkencelere rağmen, gözaltılara rağmen ve biber gazına, bütün yıldırma politikalarına rağmen biz okulumuzu geri vermeyeceğimizi ilan etmiştik" ifadelerini kullanmıştı.

Üniversite, eylemlerden sonra tekrar açıldı

Bilgi Üniversitesi, 22 Mayıs'ta Resmi Gazete'de yayımlanan bir cumhurbaşkanı kararı ile kapatıldıktan üç gün sonra, 25 Mayıs'ta başka bir cumhurbaşkanı kararı ile tekrar açıldı.

Yönetim, üniversitenin faaliyetlerine mevcut yapısıyla devam edeceğini belirterek "Kayyım Mütevelli Heyeti"nin yeniden görevine başladığını duyurdu.

Üniversite yönetiminin 26 Mayıs'ta yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verildi:

"Cumhurbaşkanımızın takdirleri doğrultusunda alınan karar ile üniversite olarak temel önceliğimiz olan öğrencilerimizin eğitim haklarının korunması, akademik ve idari kadromuzun hak ve çalışma düzeninin güvence altına alınması, ailelerimizin beklentileri ve yüksek kamu yararı gözetilmiş; üniversitemizin faaliyetlerine mevcut yapısıyla devam etmesi kararlaştırılmıştır."

Akademik takvimde herhangi bir değişiklik olmadığı, final sınavlarının daha önce ilan edildiği şekilde 8-20 Haziran 2026 tarihleri arasında gerçekleştirileceği belirtildi.

Bilgi Üniversitesi'nin girişinde oturan bir grup öğrencinin arkasında polisler kalkanlarıyla ayakta duruyor

Kaynak, Ozan KOSE / AFP / Getty Images

Fotoğraf altı yazısı, Bilgi Üniversitesi'nin kapatılmasını protesto eden öğrenciler 24 Mayıs'ta Santral İstanbul kampüsü yakınlarında polis tarafından ablukaya alınmıştı

Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Erol Özvar da bu kararı sosyal medya hesabından "Cumhurbaşkanımızın takdirleriyle İstanbul Bilgi Üniversitesinde eğitim-öğretim faaliyetleri kesintisiz şekilde devam edecek" sözleriyle paylaştı.

AKP Sözcüsü Ömer Çelik, 25 Mayıs'ta yaptığı açıklamada, Bilgi'nin yeniden açılması kararının "kamu yararı" gözetilerek verildiğini söyledi ve öğrencilere ve akademik kadroya "hayırlı olsun" dedi.

Üniversitenin yeniden açılmasını sağlayan kararda, bu adımın "Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı'nın yazısı üzerine" atıldığı açıklandı ancak yazının içeriğine dair bilgi paylaşılmadı.

Kararın "2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun ek 11. maddesi gereğince alındığı belirtildi.

Bu madde üniversitelerin faaliyet izninin kaldırılmasını düzenliyor.

Bilgi Üniversitesi'nin faaliyet izninin kaldırılmasıyla birlikte öğrenciler, bu kurumun garantör üniversitesi olan Mimar Sinan'a nakledilecekti.

'Akademik takvimde kesinti olmayacak'

YÖK Başkanı Özvar, kararın ardından sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "öğrencilerimizin, ailelerimizin ve üniversite çalışanlarımızın herhangi bir mağduriyet yaşamaması yönündeki güçlü irade doğrultusunda" kararını güncellediğini söyledi ve ekledi:

"İlk karar, yürürlükteki mevzuat çerçevesinde yerine getirilmesi gereken zorunlu bir hukuki işlemdi.

"Ancak sonrasında sunulan raporlar ve güncel durum değerlendirmeleri doğrultusunda Sayın Cumhurbaşkanımız, her zaman olduğu gibi öğrencilerimizin, ailelerimizin ve üniversite çalışanlarımızın beklentilerini hassasiyetle gözetmiştir."

Bilgi Üniversitesi'nden hukukçu ve akademisyen Prof. Yaman Akdeniz 25 Mayıs'taki sosyal medya paylaşımında "Umarım bu 'geçici nitelikli' değil, kalıcı nitelikli bir karardır" dedi ve ekledi:

"Şeffaflıktan uzak, binlerce öğrenci ve çalışanı etkileyen bu karar süreçlerinin arka planını bakalım öğrenebilecek miyiz?"

Bilgi Üniversitesi de kararın ardından bir açıklama yayımladı.

Üniversitenin kayyum mütevelli heyeti ve rektör Prof. Ege Yazgan'ın imzalarıyla yayımlanan açıklamada "Yüksek kamu yararı gözetilerek, Sayın Cumhurbaşkanımızın takdirleriyle üniversitemizin faaliyetlerine devam etmesine karar verilmiştir" ifadeleri yer aldı.

Üniversite, mevcut akademik takvimin herhangi bir kesinti olmadan işleyeceğini belirtti.

Öğrenciler ve polis karşı karşıya geldi

Faaliyet iznini iptal etme kararının ardından Bilgi Üniversitesi'nin Santral İstanbul Kampüsü'nde başlayan protestolar 24 Mayıs Pazar günü de devam etmişti.

Kampüsün etrafında geniş güvenlik önlemleri alınırken polis, dışarıda toplanan öğrencilerin kampüse girmesine izin vermemişti.

Kalkanlı polis güçleri ile öğrenciler arasında zaman zaman gerilim yaşanmıştı.

BBC Türkçe'ye konuşan öğrenciler, polis müdahalesine maruz kalan bazı arkadaşlarının yaralandığını söyledi.

Öğrenciler adına yapılan yazılı açıklamada "Kampüsümüzü terk etmiyoruz" ifadeleri kullanıldı.

Açıklamada rektörlük tarafından "öğrenci ve akademisyenlerin kampüse girişinin engelleneceği, erzak girişlerinin de durdurulacağı yönünde" bir bildiri yapıldığı belirtildi.

Bu bildirinin ardından kampüse giriş-çıkışların kapatıldığı ve güvenlik önlemlerinin artırıldığı söylendi.

Açıklamada kampüs girişinde bir araya gelen öğrencilere ve eyleme destek verenlere polis tarafından müdahale edildiği belirtildi ve şu ifadeler kullanıldı:

"Müdahale sırasında kampüsün içine girilerek barikatlar kuruldu. Çevre alanların tamamı fiilen abluka altına alındı ve çok sayıda arkadaşımızın gözaltına alındığı bilgisi bize ulaştı.

"Bizler kampüste nöbetimizi sürdürüyoruz. Burada yalnızca bir fiziksel mekânı değil, aynı zamanda üniversitenin kendisini, birlikte üretme ve öğrenme alanımızı savunuyoruz."

Bilgi öğrencileri imzasıyla yapılan yazılı açıklamada "Kampüs çevresindeki güvenlik ablukasının kaldırılması", "Üniversite bileşenlerinin kampüse serbest erişimi", "Temel ihtiyaçlara erişimin engellenmemesi" ve "Üniversiteyle ilgili karar süreçlerinin şeffaf biçimde yürütülmesi" talep edildi.

Öğrencilerin kasklı ve kalkanlı polisler tarafından etrafının sarıldığı bir fotoğraf.

Kaynak, Bilgi Üniversitesi Öğrencileri

Fotoğraf altı yazısı, Bilgi Üniversitesi öğrencileri yeni kararın çıktığı güne kadar okullarının faaliyetine son verilmesini protesto etti / 24 Mayıs 2026

'Arkadaşlarımız işkence ile gözaltına alındı'

Bilgi Öğrenci Dayanışması'nın sosyal medya hesabında paylaşılan bir videoda okul önünde eylem yapan öğrencilerin polis tarafından ablukaya alındığı ve bazılarının giriş turnikelerinin gerisine taşınarak gözaltına alındığı söylendi.

Videoda konuşan öğrenci, "arkadaşlarımızın saçlarından çektiler, kollarından çektiler, işkenceye uğrattılar" ifadelerini kullandı.

Başka bir videoda ise kampüste nöbet tutan öğrenci ve akademisyenlerin dışarıdaki eylemcilerin içeri alınmasını talep etmek için polis barikatına doğru yürüdüğü görüldü.

Öğrenciler tarafından gün içinde yapılan bir basın açıklamasında "Bizim Bilgi Üniversitesi öğrencileri olarak bu mücadeleyi bitirme niyetimiz yoktur" dendi.

Açıklamada ayrıca şu ifadeler kullanıldı:

"İçimiz rahat, irademiz sağlam, ayaklarımız yere her gün daha sert basıyor.

"Hayatımıza dair her alanı bizden almaya ant içmişlerin kararını tanımıyoruz, gücümüzü onların aksine meşruluğumuzdan, dayanışmamızdan alıyoruz.

"Hakikat bunu göstermek, yaşatmak ve büyütmekten ibarettir. Bu güce herkesi davet ediyor, bir adım geri atmayacağımızı ilan ediyoruz."